2 Ocak 2013 Çarşamba

Hachi-gatsu no kyôshikyoku / Rhapsody in August / Hachigatsu no rapusodî / Ağustos'ta Rapsodi Replikleri (1991)

 
Hachi-gatsu no kyôshikyoku

Konuşurken suskun olan insanlar var.
“Çok susadım su, su” iniltileriyle öldüler. Ama şu günlerde bir çok insan için atom bombası bir zamanlar
olmuş bir şey. İnsanlar böylesine korkunç bir olayı bile akan yıllarla yavaş yavaş unutuyor.
Yanmış ağaçlar sonsuza dek kalır çünkü çürümezler.
Hiçbirimiz, anne babalarımız dahil savaşı tanımadık. Sonuçta atom bombası
hakkında bir şey bilmiyoruz. Bizim için korkutucu kısa peri bir masalından öte bir şey değil
Kafalarının üstüne atom bombası düşen insanların hislerini asla anlamadık. Asla durup, düşünmedik.
Sizi salaklar! Hem atom bombasını atıyorlar, hem de|hatırlamaktan hoşlanmıyorlar.
Hoşlanmıyorlarsa, hatırlamak zorunda değiller. Fakat ben bilmezlikten gelemem.
Savaşı bitirmek için attıklarını iddia ediyorlar. Neredeyse kırk beş yıl oldu.
Ama o parıltı savaşı bitirmedi. Hala insanları öldürüyorlar. Yine de savaş, suçlu.
İnsanlar savaşı kazanmak için her şeyi yapıyor. Eninde sonunda hepimiz harabe olacağız.

- Bugünkü o yaşlı kadın niye geldi?
+ Benimle konuşmaya geldi.
- Ama hiç konuşmadınız ki. İkiniz birden bir şey söylemeden|karşı karşıya oturdunuz.
Sonra hiçbir şey demeden kadın|seni selamlayarak gitti.
+ Bazı şeyleri anlamak için|konuşmaya gerek yoktur. Onun kocası da aynı
büyük baba gibi Nagasaki’de öldü. İşte bu yüzden buraya gelir, konuşmadan
oturur ve yine konuşmadan gider. Konuşurken suskun olan insanlar var.
A.B.D.’den nefret edişim çok uzun zaman önceydi. Büyük babanın ölümü kırk beş yıldan fazla oldu.
Şimdi A.B.D.’yi ne seviyorum ne de ondan nefret ediyorum. Hepsi savaş yüzünden. Utanılacak olan savaştır.
Savaş sırasında birçok Japon öldü. Amerikalı da öldü.
- Suzukichi’nin buraya gece gelip yüzecek kadar kaçık olduğuna inanmıyorum.
+ Bu sadece kaçık olduğunu kanıtlar.
Amerikalılar atom bombasını hatırlamaktan hoşlanmazlar.
Özellikle Amerikalı Japonlar bu konuda hassaslar.
Onlar bu olayı dişe diş olarak görüyor.
Doğruyu söylemenin neresi yanlış?
Bombanın buraya atıldığına inanmak çok zor. İnsanlar her şeyi unutuyor, hem de çabucak.

The Avengers / Yenilmezler (2012)




Kaptan Amerika: Zırhın içinde büyük bir adam, onu alınca senden geriye ne kalıyor?
Iron Man: Bir dahi, milyoner, playboy ve bir hayırsever.
- Benim bir ordum var!
+ Bizde hulk var.
- Bize katılmanız gerek.
+ Peki cevabım hayırsa ?
- Sizi ikna ederim.
Biz bir takım değiliz , pimi çekilmiş bir bombayız.
Captain: Stark! Saldırı planına ihtiyacımız var.
Iron man: Benim bir planım var, saldırı.

Nick Fury: Adamlarınızla bir kavgamız yok.
Loki: Bir karıncanın bir botla kavgası olmaz.
Hani ben uygun değildim? Tam manasıyla ben dengesiz , kendini beğenmiş ve başkalarıyla geçimsiz biriydim?
Steve Rogers: Takım elbisen var mı ?
Clint Barton: Evet.
Steve Rogers: Giy o zaman.

The Fountain / Kaynak Replikleri (2006)

 

Ölüm huzura giden yoldur.
Ölüm yaradılışın bir parçasıdır.
Her gölge, ne kadar koyu olursa olsun, sabah güneşi tarafından tehdit edilir.
Ölüm bir hastalıktır. Aynı diğerleri gibi. Ve bir tedavisi vardır.
Bedenlerimiz ruhlarımızın hapishaneleridir. Derimiz ve kanımız,
tutsaklığımızın demir parmaklıklarıdır. Yine de korkmayın. Et çürür. Ölüm her şeyi küle çevirir ve,
böylece, ölüm her ruhu serbest bırakır.

Kraliçeniz Dünya’da ölümsüzlük arıyor… Sahte bir cennet. Bu, delalettir.
O sizi kibirliliğe sürüklüyor ve ruhtan uzaklaştırıyor. Ama bu aptallıktır,
çünkü, o da ölecek. Kıyamet Günü kaçınılmazdır. Her yaşayan ruh yargılanmalıdır.
Utancım büyük. Ülkemi koruyamadım.
Eski Ahit’e göre, Cennet Bahçesi’nde iki ağaç vardı. Bilgi Ağacı ve Hayat Ağacı.
Adem ve Havva, Bilgi Ağacı’nın meyvelerinden yiyince, Tanrı bahçeyi onlara yasakladı
ve Hayat Ağacı’nı sakladı.
Hepimiz hayatımız boyunca bütünün bir parçası olmak için çabaladık. Öldüğümüzde tam olmak isteriz, güzelliğe ulaşabilmek için. Çok azımız başarabiliriz. Çoğumuz geldiğimiz gibi gideriz, tekmeleyerek ve bağırarak.

The Big Sleep / Derin Uyku Replikleri (1946)




Bazı insanları unutamazsın, sadece bir kez bile görsen.
Aman Tanrım, etrafımızda pek çok silah, pek az akıllı kaldı.
- Şansını zorluyorsun, Marlowe.
+ Paramı böyle kazanıyorum.
İnsanları her zaman eğitimli fok balıkları gibi mi kullanırsınız?
Elindeki silahla dünyaya hükmedeceğini düşünen, bugün gördüğüm 2. kişisin.
Çiğ bir hayattan kalan duygusuz birine bakmaktasınız, bayım.
İki bacağı da felçli, kötürüm birine. Çok az yemek yiyebiliyor, bahsi bile
edilmeyecek kadar az uyku uyuyorum. Sıcak ortamlarda yaşayabiliyorum,
yeni doğan örümcekler gibi.

Kötü bir baba olarak görünüyorsam, Bay Marlowe bunun sebebi, hayata
ikiyüzlülük katamayacak kadar az bağlı olmamdandır.
- Aradığınızı buldunuz mu?
+ Evet, teşekkürler.
- İlk baskılarla ilgilenecek birine benzemiyorsunuz.
+ Sarışınlar ve şişelerle de ilgilenirim.
- Kimsin sen?
+ İnsanların pis işleriyle uğraşan biri.

The Wrestler / Şampiyon Replikleri (2008)


the-wrestler-wallpaper

Eğer zor bir hayat sürersen, özensiz yaşarsan ve mumu iki ucundan da yakarsan
bunun bedelini ödersin. Bu hayattaki her şeyi kaybedebilirsiniz, sevdiklerinizi
sizi sevenleri..
İhtiyar, işe yaramaz bir et parçasına döndüm.
insanlar Cadillac kullanırlar politikacıları merak ederler, gösterilere inanırlar.
Kaderin neler getireceğini bilemezsin.
Benim incinebileceğim tek yer dışarısı. Dünyanın umurunda bile değilim.

“Günahlarımız yüzünden vücudu delindi, günahlarımız yüzünden eziyet edildi.
Bize huzuru getiren eziyet sana geldi ve senin yaralarınla iyileştik.”
Daha iri ve güçlü olacağım.
- Bay Ramsemsky.
+ Bana Randy diyin.
- Randy, neredeyse ölüyordun. Gelecek sefer bu kadar şanslı olamayabilirsin.
+ Bu güzel haber için teşekkür ederim doktor.
Herkesin bir babaya ihtiyacı vardır, inan bana bu tarz (kötü) durumlar insanları yakınlaştırır.
- Kahretsin, artık böyle şarkılar yapamıyorlar.
+ Lanet 80′li yıllar en güzeliydi.
- Guns N’ Roses muhteşemdi.
+ Kesinlikle.
- Ve Def Leppard.
+ Sonra o Cobain korkağı çıkıp işleri piç etti.

La passion de Jeanne d’Arc / The Passion of Joan of Arc / Jeanne d’Arc’ın Tutkusu Replikleri (1928)


Jeanne d'Arc'ın Tutkusu replikleri (film, 1928)

- Hâlâ Tanrı tarafından gönderildiğine nasıl inanabiliyorsun?
+ Tanrı bizi nereye yönlendireceğini bilir ve biz de onun gösterdiği yolda ilerleriz. Evet, ben O’nun çocuğuyum.
- Peki ya büyük zafer?
+ Benim şehitliğim olacak!
- Peki ya kurtuluş?
+ Ölüm!
Kilise bağışlayıcıdır. Her zaman yanlış yola sapmış kuzuyu hoş karşılar.
- İnatçılığınla, Tanrı’ya küfrettiğini görmüyor musun?
+ Tüm kalbimle Tanrı’yı seviyor ve ona hürmet ediyorum. Siz benim, şeytan tarafından
gönderildiğimi iddia ediyorsunuz. Bu doğru değil. Bana ıstıtap çektirmek için asıl siz,
şeytan tarafından gönderilmişsiniz.
- Fazilet içinde misin?
+ Eğer öyleysem, Tanrı öyle kalmamı sağlasın. Eğer değilsem, Tanrı bana da bahşetsin.

The Departed / Köstebek Replikleri (2006)


köstebek-2006-replik

İnsan kendi yolunu kendi çizer. Kimse sana eliyle vermez. Kendin almak zorundasın.
Bir şey olmaya karar verdiğinde, olabilirsin.
Kaybedeceği bir şey yokmuş gibi davranan birine güvenemezsin.
Lennon demiş ki: ”Ben bir sanatçıyım. Bana bir tuba verirsiniz, ben ondan bir şey çıkartırım.”
Kibir insanı kör eder.
Dürüstlük, gerçeği söylemek demek değildir.

Kimse bir polisten daha fazla b. ka batmış olamaz.
Büyük başın ağrısı büyük olur.